İstanbul'un En İyi Teras Barları

Gaja Restaurant - Beşiktaş
1/13
27-03-2013

güzel yerlerden biridir.

Hey, Gaja Restaurant - Beşiktaş hakkında yorumunu paylaş.


Puan:
Vermek istediğiniz puana gelip tıklayınız.

Gaja Restaurant - Beşiktaş Yorumları

27 Mart 2013

güzel yerlerden biridir.

27 Mart 2013

Zaten Swiss oteli cok seviyoruz ama gaja başka bir güzel. Manzara deseniz manzaranın en iyisini bu Restaurantta görebilirsiniz. Deniz tarağı, kuzu incik , şarap mönüsü ve gerçekten muteşem. Servis kalitesinden bahsetmiyorum bile Gaja Restaurant bu işi iyi yapıyor.Çatı katında özellikle sevgilinizle gitmenizi tavsiye edebilirim.Çok kaliteli mekan.Gidip görülmeli ;)

26 Mart 2013

Fransız şef William Mahi'nin hazırladığı leziz menüsünden kendinizede bir pay ayırın derim. Mükemmel manzarası ile mekanda harika hizmet verilmektedir. Cana yakın garsonları ile iyi bir akşam yemeği yiyebileceğiniz bir yerdir.

22 Mart 2013

Manzarası gayet güzel olan bir yerdir. mekanda yaz ve kış ayları her dönem gzel olmaktadır. Rezervasyon yaptırabileceğiniz bir yerdir. Mekanda martini çeşitleri 35 tl'den servis edilmektedir. Servis konusunda aksaklık olsada sevdim ben

11 Ocak 2013

Buraya gideli yaklaşık 3 ay oldu. Ben pek beğenmedim malesef. Fiyatları bana çok pahallı geldi. Falat manzara ve sunum gayet güzel.

10 Ocak 2013

muhteşem yaa

25 Mart 2012

Gaja Roofa akşam gitmenizi öneririm o manzaranın muhteşem görünümünde çok romantik bir ortamı solumak burada insanı mutlu ediyor, özel günlerimde arkadaşlarımla gidiyorum, fiyat olarak biraz pahalı ancak kaliteli bir mekan, burasını çok seveceksiniz

13 Şubat 2012

Burayı yaz aylarında tercih edin ki keyfini süreblesiniz, yazın keyfini en güzel yaşayacağınız mekanlardan bir tanesi. Adeta yaz ayları için tasarlanmış. Mekan 16. katta bulunuyor bulunduğu binada ve Boğazın harikulade manzarasını sizlere yansıtıyor. Mekan tasarımında Sinan Kafadarın imzası var. Buraya gelmek içinde elinizi cebinize atmanız gerekiyor. Biraz tuzlu bir yer.

20 Mayıs 2011

İlkn önce manzarası muhteşem. Swissotel'in çatısından Tarihi Yarımada ve Üsküdar Sahillerini film gibi izleyebiliyorsunuz. Bir de önünüzde çirkinlik abidesi gibi duran Süzer Plaza olmasa daha da harika olacak. Benim tavsiyem Dolunayın denk geldiği bir tarihte paranızı denkleştirip gidin. Dolunay eşliğinde manzaraya doyum olmuyor. Şef, James Wilkins. Tanışma fırsatımızda oldu kendisiyle. Tipik bir İngiliz; ama müşterilerini kırık Türkçesiyle çok güzel ağırlıyor. En azından "iyi akşamlar" demeyi çok güzel öğrenmiş :). Sempatik bir adam. Yemeklere gelince, fazla söze gerek yok. Et, balık veya tatlı ne ısmarlarsanız ismarlayın hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Yemek fiyatlarını merak edenler Gaja'nın sitesinde yer alan menüden öğrenebilir. Evet, ucuz değil ama Gaja'daki yemeğe alelade yemek yeme işlevi olarak bakmamak lazım. Değişik bir tecrübe ve tat zevki yaşıyorsunuz. Benim tavsiyem, kuzu gerdanı bir denemeniz. 36 saat boyunca özel bir yöntemle pişirilerek önünüze gelen et, muhteşem. Ağzınızda dağılıyor. Ayırca marine yöntemini bilemiyeceğim ama, ağzınıza dağılan aroma muhteşem. Garsonlar ayrıca laubali olmadan kibar olmayı becerebiliyorlar. Şef garson çok tatlı ve müşterilerine özen gösteriyor. Kısacası dört dörtlük bir tecrübe yaşamanızı için çok uygun bir mekan.

27 Nisan 2011

Ağustos 2010 tarihli yazıdan....

En iyi batı tarzı tatlılar Wilkins’ten
Hüseyin Ceylan gibi şapka çıkaracağım ikinci bir şef daha var: James Wilkins. Swissotel Gaja’nın şefi. Kanımca ülkemize gelmiş en iyi yabancı şef. Bütün iddiali lokanta sahipleri ve aşçıların burada birkaç kez yemek yemeleri gerekiyor
çünkü James’ten ögrenilecek
çok şey var. Örneğin çiğ balık ve marine edilmesi konusunda. James’in yabani lagos balığı “carpaccio”, “truffle” bal ve lavanta mükemmel. İnce beyaz turp (kohlrabi) dilimleri de lagosa çok yakışmış. Kullanılan malzemeler ve değişik lezzetler arasında öyle bir denge tutturulmuş ki ne bir fazlası var bu öğünün ne de bir eksiği.
Metalik trüf yağını yemeğe bolca boca ederek Batı mutfağını taklit eden lüks lokantaların ve bir türlü çiğ balığın nasıl marine edileceğini, ne kalınlıkta kesileceğini kestiremeyen Boğaz’daki balıkçıların James’ten öğrenecekleri çok şey var.
Son derece baştan çıkarıcı bir öğün
James’in levrek filetosu da bir harika. Deniz levreğini önce fırında ağır ağır hafif ateşte pişiriyor, sonra da tavada bitiriyor James. Balığın üstündeki tabaka tereyağı, fındık kırıntısı ve ekmek kırıntısı. Bunun altında da bir yeşil tabaka var. Pazı.
Sos bir nevi havuç “beurre blanc”. Garni olarak da karamelize rezene.
Hafif acımsı rezene ve pazı ile hafif tatlımsı ve kekremsi havuç birbirlerini çok iyi dengeliyorlar. Fransız ekolünden gelmiş birçok şef gibi James kaz ciğerine de meraklı. Kaz ciğeri ithal ediliyor. Öte yandan yanındaki çektirilmiş şarap soslu nar pekmezi ve marine edilmiş kirazlar ev yapımı. Son derece baştan çıkarıcı bir öğün.


Yazının devamını aşağıdaki linkten takip edebilirisiniz....


http://bit.ly/efFvuI

Beğenilen Listeler

Benzer Yakın Mekanlar

TAKİP ET
MOBİL'DE FEŞMEKAN