<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Feşmekan - Yaklaşan Etkinlikler</title>
    <link>http://fesmekan.mynet.com/</link>
    <description>Yaklaşan Önemli Etkinlikler Seçkisi</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>Paz, 22 Kas 2009 22:00:00:GMT</pubDate>
    <lastBuildDate>Pzt, 23 Kas 2009 12:06:39:GMT</lastBuildDate>
    <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
    <ttl>120</ttl>
	
		<item>
			<title>Fahrenhayt</title>
			<link>http://fesmekan.mynet.com/etkinlik/fahrenhayt/15977</link>
			<description>
			&lt;strong&gt;Konser - Dib Sahne - 25 Kasım Çarşamba 23:00&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;img src="http://fesmekan.mynet.com/dosya/etkinlik/m/bx_fahreynnnnhayt.jpg"&gt;&lt;br/&gt;2008 yılında Öyküm Öztürk ve Barış Yetkin tarafından kurulup, albüm çalışmalarına başlayan grup, Eylül 2009&amp;rsquo;da çıkardığı ilk albümleri &amp;ldquo;Belki Bugün&amp;rdquo;ü (2009) dinleyicilerin beğenisine sundu. 12 şarkıdan oluşan albümleri yurt içi ve yurt dışından birçok müzisyenin imzasını da taşımaktadır. Daha önceki projeleri ile pek çok yerde performans sergileyen ikili, kayıt, mix ve masteringini kendilerinin yaptığı &amp;ldquo;Belki Bugün&amp;rdquo; isimli albümlerini, yine çekimini kendilerinin yaptığı albümün ilk klibi &amp;ldquo;Yokum&amp;rdquo; ile duyurmaya hazırlanmaktadır.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Kasım ayından itibaren tanıtım konserlerine başlayacak olan grup ilk konserini ANKARA'DA DİBSAHNE'DE düzenleyecektir... Gecede &amp;ldquo;Alper Tüt&amp;rdquo; (gitar) ve &amp;ldquo;Yusuf Dölen&amp;rdquo; (bas) gruba eşlik edecektir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Öyküm Öztürk (Gitar-Vokal) 03.09.79&amp;rsquo; da Ankara&amp;rsquo;da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun olduktan sonra, hala aynı bölümde doktora öğrenimine devam etmektedir.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Barış Yetkin (Davul-Synth) 01.07.84&amp;rsquo; de Ankara&amp;rsquo;da doğdu. Başkent Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde lisansını tamamladıktan sonra, hala devam ettiği Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde yüksek lisans öğrenimine başlamıştır.&lt;/p&gt;
			</description>
			<pubDate>Paz, 22 Kas 2009 22:00:00:GMT</pubDate>
			<guid>/fahrenhayt/15977</guid>
		</item>
		
		<item>
			<title>Hamlet Forever</title>
			<link>http://fesmekan.mynet.com/etkinlik/hamlet_forever/15030</link>
			<description>
			&lt;strong&gt;Sahne Sanatları - Öteki Tiyatro - 21 Kasım 20:00, 29 Kasım 18:00&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;img src="http://fesmekan.mynet.com/dosya/etkinlik/m/mybilet_6812.jpg"&gt;&lt;br/&gt;Hamlet Forever Öteki Tiyatro etkinlikleri kapsamında sizlerle... &lt;br/&gt;Yazan: William SHAKESPEARE&lt;br/&gt;Eviren-çeviren-sahneye getiren: KARAHÜSEYİNOĞLU, murat&lt;br/&gt;OYUNCULAR: Fatih Al, Berk TÜRK, Nurkut İLHAN, Ertuğrul KILINÇKAYA, Akdora AKALIN, Ümit KOYUNCU, Fatih GÜNAY, Bülent BEKTAŞ, Onur KAYA, Kıvanç TOS, Özgür MADENLİ, Çağrı ÇETİN, Uğur ÇAKIROĞLU, Kenan YÜKSEL, Alper AYATA&lt;br/&gt;Hamlet ilk modern insandır. ROSSITER&lt;br/&gt;Bir çağ için değil, tüm çağlar için. BEN JONSON&lt;br/&gt;Hamleti oynamanın yolu yoktur. HAZLITT&lt;br/&gt;Sulu göz, mızmız bir herif Hamlet, ondan nefret ediyorum. CHARLES MAROWITZ&lt;br/&gt;İçine sadece hoş çiçeklerin konulması gereken kıymetli bir vazoya bir meşe ağacı dikilir, ağaç köklerini saldığında vazo parçalara ayrılır. GOETHE&lt;br/&gt;Shakespearein baş yapıtı olmak şöyle dursun , oyun düpedüz bir sanat başarısızlığıdır. T.S. ELLIOT&lt;br/&gt;Hamlet yasal cezalandırmanın özel intikama üstün olduğunu fark ederek zamanın ilerisine geçmiştir. KOHLER&lt;br/&gt;Gençliğin isyanı ve kıskanç yaşlı tarafından dayatılan kısıtlamalara karşı sevme itkisi. ERNEST JOHNS&lt;br/&gt;Hamlet, kaba ve barbar bir oyundur. VOLTAIRE&lt;br/&gt;Geleceğin insanı geçmişte yaşamaya zorlanıyor, gerçek bir geçmişte... .. Hamleti kim sahnelerse sahnelesin sonuç hep hüsran oluyor Shakespeare in draması hiçbir yapıma boyun eğmiyor.. Bu büyük bir sır... Hamlet dünyanın en incelikli dramatik ve şiirsel sanat eseridir. ANDREY TARKOVSKI&lt;/p&gt;
			</description>
			<pubDate>Paz, 22 Kas 2009 22:00:00:GMT</pubDate>
			<guid>/hamlet_forever/15030</guid>
		</item>
		
		<item>
			<title>Ortaoyuncular - 2019</title>
			<link>http://fesmekan.mynet.com/etkinlik/ortaoyuncular_2019/12615</link>
			<description>
			&lt;strong&gt;Sahne Sanatları - Şinasi Sahnesi - 19 Mayıs 20:00, 23 Kasım 20:30&lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;img src="http://fesmekan.mynet.com/dosya/etkinlik/m/12615-ortaoyuncular--2019-1.jpg"&gt;&lt;br/&gt;Ortaoyuncular - 2019&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Yazan : Ferhan Şensoy&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Yöneten : Ferhan Şensoy&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Oyuncular : Ferhan Şensoy, Erkan Üçüncü, Ali Çatalbaş, Orhan Ertürk, Özkan Aksu, Elif Durdu , Ebru Soyuerden, Neslihan Çakıner, Begüm Alpaslan&lt;/p&gt;
			</description>
			<pubDate>Paz, 22 Kas 2009 22:00:00:GMT</pubDate>
			<guid>/ortaoyuncular_2019/12615</guid>
		</item>
		
		<item>
			<title>Korkuyu Beklerken / Oğuz Atay</title>
			<link>http://fesmekan.mynet.com/etkinlik/korkuyu_beklerken__oguz_atay/12602</link>
			<description>
			&lt;strong&gt;Sahne Sanatları - Öteki Tiyatro - &lt;/strong&gt;&lt;br/&gt;&lt;img src="http://fesmekan.mynet.com/dosya/etkinlik/m/12602-korkuyu-beklerken--oguz-atay-1.jpg"&gt;&lt;br/&gt;Korkuyu Beklerken Öteki Tiyatro etkinlikleri kapsamında sizlerle...&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;9.Lions Tiyatro Ödülleri en iyi erkek oyuncu (Fatih Al)&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Bizim ilk günah ımız belki de budur. Kapalı sistem yaratıklarının dış dünyaya karşı beslediği korkudur. Yaşama korkusudur. Fütuhat da, herkese ve her şeye boyun eğdirerek bu korkudan kurtulma çabasıdır. Dünyayı bir savaş alanına çevirdikten sonra, her yandan düşman saldırısı bekleyenlerin korkusudur. Bir şehire kapanıp, bütün ülkenin saldırısını bekleyen sarayın korkusudur bu. Sarayı kaleye çevirenlerin korkusudur. Kardeşleri tarafından öldürülmeyi bekleyen sarayın korkusudur. Her davranışın devlete yöneldiğini sanan paranoyak yöneticilerin korkusudur. Kültür korkusudur. Matbaadan, şiirden, resimden, felsefeden, hatta dinden korkmaktır bu. Halk Partisi nin Köy Enstitülerinden korkmasıdır, Demokrat Partinin modern resimden korkmasıdır. Bazı solcuların modern edebiyattan, modern sanattan korkmasıdır. Halkın içinde sivrilen esnafın, eşrafın, mollanın halktan korkmasıdır. Korkunun sonu yabancılaşmadır. Yeni yazarların kelimeler icad ederek azınlık olma telaşıdır, toplumsal sorunlara eğilerek kendini tanıma korkusudur. Kavram kargaşası yaratarak temel kavramlardan uzaklaşma çabasıdır.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Temel kavramların onu bir hiçe indireceği korkusudur. Korku ortadan kalkarsa postunu kaybedeceğinden korkan tekke şeyhinin korkusudur. Bunun için müeyyideler gevşektir. Herkes korkmalıdır ama ceza da uygulanmamalıdır.Müeyyideler hayatı zehir edecek kadar korkutmalıdır ama isyan ettirecek kadar kesin olmamalıdır. Neyin ne olduğu, hangi suçun cezası ne kadar olduğu bilinmemelidir. Fakat herkes her an, suç işlediği halde kendisine taviz verildiğini hissettiği için başı önünde dolaşır insanımız. Bizim ilk günah ımız budur cezalandırılmayan küçük günahların toplamı Hoşgörümüz de budur. Ayrıca devlet de aynı suçluluk duygusu içinde müeyyideleri uygulamaz. Bu bakımdan bağışlayıcıdır. Karşılıklı bir oyundur bu. Bağışlanmayan tek suç, bu oyunu fark etmek, bu oyuna karşı çıkmaktır. Gerçeği aramaktır. Bilim bunun için tehlikelidir, felsefe bunun için tehlikelidir, deneme bunun için tehlikelidir, roman ve hikaye bunun için tehlikelidir. Belirli kalıplar içinde kalan şiir bunun için tehlikesizdir. Taklitçi olmayan Batıcılık bunun için tehlikelidir. Gerçeği arayan Doğu bunun için tehlikelidir.&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;OĞUZ ATAY-Günlük-25 mart 1974&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Sorun bulma ,yazma ve özellikle de yaratma sorunu değildi, sorun olanı fark etme ,olanda derinleşmesorunuydu.. yeni bir şey değildi aradığım.. yeni bir şey de yoktu sanırım.. bu noktada oyunlaştırma ve yeniden anlatma nın benim algıma, beklentilerime daha uygun olduğunu düşünmeye başladım.. daha ne kaldı diyerek kendi içime döndüğümü hatırlıyorum.. bilebildiğim kadarıyla işte her şey bitmişti.. karahüseyinoğlu,murat&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;Bir korkudan korku laboratuarı durumu olan Türkiye de kapitalizmin ürettiği korkudan korkuya (nevrotik) ek olarak, haraç imparatorluğu Osmanlılardan kalıt olan despotizmin ürettiği korku, Cumhuriyet döneminde de, bütün bu dönemin yarısından çoğunun sıkıyönetim ve olağanüstü durum yönetimiyle geçtiğine göre militarizmin ürettiği korkudan korku, bireysellikten yurttaşlığa geçiş sürecinin uzaması ve gecikmesinin ürettiği korkudan korku, bireysel mülkiyet hakkının çok geç kurulabilmesinin-burjuvazinin oluşmamasının- ürettiği korkudan korku, toplumsal, olumsuz birikimlerin doğurduğu ters gelenek, görenek ve tabuların(dinsel, cinsel ve askersel tabular) ürettiği korkudan korku, ve daha başka zorbalıkların sonuçları olan korkudan korkuları da göz önüne almamız gerekir. Kapitalizm her zaman ve her yerde korku üretecektir çünkü sermaye korkaktır ve korkan hep korkutmak zorundadır. Aziz Nesin&lt;/p&gt;&lt;br/&gt;ÖYKÜSÜ: O yalnız yaşayan biridir.. Bir gün, anlaşılmayan bir dilde yazılmış bir mektup alır. Üniversite de ölü diller üzerinde uzman olan arkadaşına götürdüğü/okuttuğu mektup size bildirine kadar evinizden çıkmayın anlamında bir uyarıdır... O, eve kapanır...Korkuyla, Korkuyu Beklemeye başlar...&lt;/p&gt;
			</description>
			<pubDate>Paz, 22 Kas 2009 22:00:00:GMT</pubDate>
			<guid>/korkuyu_beklerken__oguz_atay/12602</guid>
		</item>
		
  </channel>
</rss>
