Puan: 48
Seviye: Üye ?

hatice_1979_atyls Yorumları

2 Haziran 2016

acaba şişli sarıhan derken herkes aynı yerden mi bahsediyor?! hayretler içindeyim:)) işkembe ve paça delisi biri olarak, bir kaç ay önce şişli'ye taşınan işyerimden çıkarken yol üstünde o görkemli tabelayı gördüm: sarıhan işkembe. kurt gibi açtım, koşarak daldım diyebilirim. kapı inanılmaz bir nezaketle açıldı. derken içeri girmemle burnuma rezil bir koku hücum etti. u dönüşü yapmak istedim ama aynı anda bütün garsonlar sanki beni bekliyormuşcasına yarışa girince mecburen önüme çıkan ilk masaya oturdum. devasa bir mekandı. bu esnada dikkatimi çeken ikinci şey benim dışımda sadece 3 masanın dolu olmasıydı. Tamam gündüz vaktiydi ama iyi bir işkembeci bu kadar boş bırakılmaz diye düşündüm. masa örtüleri, yerdeki uzun yolluk.. onları geçtim tabi. işkembe çorbası söyledim. bu esnada ekmek geldi önce. ve çok geçmeden beklenen an geldi. biri büyük diğeri kocaman iki kara sinek ekmeğime kondu. elimle kovdum, yine geldiler. bu kez tabağıma kondular. sonra çatalıma. nazik garaonlar acaba ben sinekleri kovarken ne düşünüyorlar diye merak ederken bu duruma gayet alışkın olduklarını fark ettim. sonra şöyle düşündüm, istanbul'un göbeğinde Şişli gibi bir yerde dev bir işkembe salonu açma imkanın olacak ama onu temiz tutmak gibi basit bir şeyi beceremeyeceksin. sonra dedim ki aslında hu başaramamak değil bu düpedüz pis olma meselesi. sonra çorba geldi. elimi ekmeğe sürememiştim. yeni bir kaşık rica ettim. ama yeni ekmek istemeye utandım. çorbanın görüntüsü beni hayretler içinde bıraktı. ya bugüne kadar içtiklerim başka bir şeydi ya da... bir kaşık aldım. herhangi bir çorba işte. ama midem artık direnişi bıraktığını ilan etmek üzere. ikinci kaşığı da nezaketin ve sanki lokantanın geleceği benim o çorbayı içmeme bağlıymış gibi bakan şef garsonun hatırına içtim. ve çantamı aldığım gibi çok hızlı bir şekilde hesabı ödeyip dışarı fırladım. bir daha da asla. şimdi burada okuduklarım "sorun bende mi" diye sormama yol açtı.

2 Haziran 2016

acaba şişli sarıhan derken herkes aynı yerden mi bahsediyor?! hayretler içindeyim:)) işkembe ve paça delisi biri olarak, bir kaç ay önce şişli'ye taşınan işyerimden çıkarken yol üstünde o görkemli tabelayı gördüm: sarıhan işkembe. kurt gibi açtım, koşarak daldım diyebilirim. kapı inanılmaz bir nezaketle açıldı. derken içeri girmemle burnuma rezil bir koku hücum etti. u dönüşü yapmak istedim ama aynı anda bütün garsonlar sanki beni bekliyormuşcasına yarışa girince mecburen önüme çıkan ilk masaya oturdum. devasa bir mekandı. bu esnada dikkatimi çeken ikinci şey benim dışımda sadece 3 masanın dolu olmasıydı. Tamam gündüz vaktiydi ama iyi bir işkembeci bu kadar boş bırakılmaz diye düşündüm. masa örtüleri, yerdeki uzun yolluk.. onları geçtim tabi. işkembe çorbası söyledim. bu esnada ekmek geldi önce. ve çok geçmeden beklenen an geldi. biri büyük diğeri kocaman iki kara sinek ekmeğime kondu. elimle kovdum, yine geldiler. bu kez tabağıma kondular. sonra çatalıma. nazik garaonlar acaba ben sinekleri kovarken ne düşünüyorlar diye merak ederken bu duruma gayet alışkın olduklarını fark ettim. sonra şöyle düşündüm, istanbul'un göbeğinde Şişli gibi bir yerde dev bir işkembe salonu açma imkanın olacak ama onu temiz tutmak gibi basit bir şeyi beceremeyeceksin. sonra dedim ki aslında hu başaramamak değil bu düpedüz pis olma meselesi. sonra çorba geldi. elimi ekmeğe sürememiştim. yeni bir kaşık rica ettim. ama yeni ekmek istemeye utandım. çorbanın görüntüsü beni hayretler içinde bıraktı. ya bugüne kadar içtiklerim başka bir şeydi ya da... bir kaşık aldım. herhangi bir çorba işte. ama midem artık direnişi bıraktığını ilan etmek üzere. ikinci kaşığı da nezaketin ve sanki lokantanın geleceği benim o çorbayı içmeme bağlıymış gibi bakan şef garsonun hatırına içtim. ve çantamı aldığım gibi çok hızlı bir şekilde hesabı ödeyip dışarı fırladım. bir daha da asla. şimdi burada okuduklarım "sorun bende mi" diye sormama yol açtı.

2 Haziran 2016

acaba şişli sarıhan derken herkes aynı yerden mi bahsediyor?! hayretler içindeyim:)) işkembe ve paça delisi biri olarak, bir kaç ay önce şişli'ye taşınan işyerimden çıkarken yol üstünde o görkemli tabelayı gördüm: sarıhan işkembe. kurt gibi açtım, koşarak daldım diyebilirim. kapı inanılmaz bir nezaketle açıldı. derken içeri girmemle burnuma rezil bir koku hücum etti. u dönüşü yapmak istedim ama aynı anda bütün garsonlar sanki beni bekliyormuşcasına yarışa girince mecburen önüme çıkan ilk masaya oturdum. devasa bir mekandı. bu esnada dikkatimi çeken ikinci şey benim dışımda sadece 3 masanın dolu olmasıydı. Tamam gündüz vaktiydi ama iyi bir işkembeci bu kadar boş bırakılmaz diye düşündüm. masa örtüleri, yerdeki uzun yolluk.. onları geçtim tabi. işkembe çorbası söyledim. bu esnada ekmek geldi önce. ve çok geçmeden beklenen an geldi. biri büyük diğeri kocaman iki kara sinek ekmeğime kondu. elimle kovdum, yine geldiler. bu kez tabağıma kondular. sonra çatalıma. nazik garaonlar acaba ben sinekleri kovarken ne düşünüyorlar diye merak ederken bu duruma gayet alışkın olduklarını fark ettim. sonra şöyle düşündüm, istanbul'un göbeğinde Şişli gibi bir yerde dev bir işkembe salonu açma imkanın olacak ama onu temiz tutmak gibi basit bir şeyi beceremeyeceksin. sonra dedim ki aslında hu başaramamak değil bu düpedüz pis olma meselesi. sonra çorba geldi. elimi ekmeğe sürememiştim. yeni bir kaşık rica ettim. ama yeni ekmek istemeye utandım. çorbanın görüntüsü beni hayretler içinde bıraktı. ya bugüne kadar içtiklerim başka bir şeydi ya da... bir kaşık aldım. herhangi bir çorba işte. ama midem artık direnişi bıraktığını ilan etmek üzere. ikinci kaşığı da nezaketin ve sanki lokantanın geleceği benim o çorbayı içmeme bağlıymış gibi bakan şef garsonun hatırına içtim. ve çantamı aldığım gibi çok hızlı bir şekilde hesabı ödeyip dışarı fırladım. bir daha da asla. şimdi burada okuduklarım "sorun bende mi" diye sormama yol açtı.

TAKİP ET
MOBİL'DE FEŞMEKAN