Puan: 11
Seviye: Üye ?

hoscakal.onur Yorumları

17 Aralık 2011

Malatya'da nam salmış iki tavacıdan biridir Tavacı Talip Usta. Patlıcanlı tavasını deneme şansımız oldu ve neredeyse parmaklarımızı yiyecektik lezzetten. Denediğinizde abonesi olacağınızdan şüphem yok.

17 Aralık 2011

Bakırcılar çarşısında esnafın çok iyi bildiği, derme çatma görüntüde bir lokanta Özgüngör Kebap sofrası. Öğlenleri pek yer bulmak mümkün değil, ama sanırım soğuk ve karlı havadan dolayı biz rahat yer bulabildik gittiğimizde. Alçak tavanlı merdivenden kafamızı çarpmamaya dikkat ederek üst kata çıktık. Alçak masalar ve sandalyeler, sıkışık ama samimi bir ortam. Ufak odanın ortasındaki sobanın yanında yerimizi aldık. Ben 1.5 porsiyon sipariş ediyorum, tavsiyem siz de öyle yapın, porsiyonları büyük ama lezzeti o kadar güzel ki eğer ilk defa deniyorsanız tek porsiyon sizi kesmeyecektir. Acılı salata, turp ve bakır tasta ayran ile beraber sıcak pide üstünde muhteşem bir lezzet.

17 Aralık 2011

Tavacı Şükrü çok güzel bir mekan yaratmış. Dekor ve servis üst kalitede. Öncelikle ufak kapta terbiyeli Malatya tarhana çorbası servis edildi. Beraberinde ortaya acılı ezme, tavuk söğüş ve yoğurt tarator'dan oluşan meze tabağı ile çiğ köfte ve mevsim salata geldi. Yanlış anlaşılmasın, şu ana kadar servis edilen hiç bir şeyi sipariş etmemiştik. Kaburga sofrasına gelip de kaburga dolması yememek olmaz tabii. Kaburga dolması tepsi içerisinde pilav, yeşillik, süzme yoğurt ve domatesli sosuyla beraber servis edildi. Tavacı Şükrü damak tadı kadar göz zevkine de hitap etmeye özen göstermiş. Tatlı olarak kayısı tatlısını denedik. Ufak bir parça kaymak ile servis edilen tatlı yemek kadar başarılıydı. Çay ve kahve servisinin yanında kuru üzüm ve kayısı çekirdeğinden oluşan çerezler ikram edildi. Tavacı Şükrü her masa ile tek tek ilgilenerek, müşterilerinin gönlünü de kazanmayı biliyor. Malatya'da yaşıyorsanız ya da ziyaret ediyorsanız mutlaka uğramanız gereken bir adres.

5 Mayıs 2011

Hilton otelinin 9. katında eskiden The Roof restoranının yerine açılan Al Bushra restoranına ilk girdiğinizde oryantal tasarım ve muhteşem manzara dikkatinizi çekiyor. Al Bushra Lübnan mutfağının başarılı bir temsilcisi olmuş İstanbul'da. Oldukça zengin bir soğuk meze menüsü var. İlk kez denediğim kebbeh nahey, yani bulgurlu çiğ et oldukça başarılıydı. Lübnan usulü yaprak sarması olan Warakenab, bizim sarmamızın biraz ekşisi fazla olan versiyonu gibiydi. Farklı salatalar çok iştah açıcı olmak ile beraber, diğer lezzetleri tadamadan erken doymanıza da neden olabilir. Humus, tabbouleh, falafel ve içli köfte denediğimiz diğer mezelerdi. Kalabalık bir grup gittiğimiz için büyük yuvarlak bir masada üzerinde nerdeyse masa kadar büyük ve dönen bir sinide yemekler servis edildi. Ana yemek olarak yoğurtlu kebap (bizim beytimizi andırıyor), kuzu şiş (fevkalade güzel pişmişti), ve tavuk şişi tattık. Bir de adını hatırlayamadığım ama adana kebabını andıran bir yemek. Kıymalı yemekleri benim ağız tadım için biraz ağır olmuştu, ama masada et konusunda daha bilirkişi olan arkadaşlarımdan tüm yemekler geçer not aldı. Tatlı olarak ceviz reçeli ve künefe vardı. Anlayacağınız üzere Lübnan mutağı bizim güneydoğu mutfağımıza çok benziyor, o yüzden de çok rahat menüdeki farklı lezzetler denenebilinir. Zengin bir şarap menüsü var, ancak ortadoğuna has Arak rakısı servis edilmiyor. Fiyatlar üst seviyede.

14 Nisan 2011

Dükkan zincirinin ilk halkası olan Dükkan Armutlu diğer Dükkan'lardan farklı değil. Aynı sıcak atmosfer, et konusunda bilgili garsonları, ve lezzetli menüsü ile çok başarılı. Ben açıkcası diğer Dükkan şubelerinden sonra burayı ziyaret ettim. Önden füme et, carpaccio ve ızgara sosis aldık. Carpaccio'yu menüye yeni katmışlar. Hangisinin daha lezzetli olduğu konusunda kararsızım açıkcası. Sadece şunu söyleyebilirim ki acılı hardalı kullanırken çok dikkatli olun, tecrübeyle sabit :) Etinizi nasıl sevdiğinizi garsona söylediğinizde hangi et tipinin daha uygun olduğu konusunda öneriler sunuyorlar. Birer kadah şarap ile istediğiniz şekilde pişmiş lezzetli bir et gibisi de yok doğrusu. Biz bu sefer biraz fazla kaçırdık yemek işini, bu kadar et yemek sağlıklı değil, ama ben uyarmış olayım, gittiğinizde kendinizi kaybedebilirsiniz. Fiyatlar ise üst seviyede. Et fiyatlarının ülkemizde pahalı olduğunu düşünürsek çok da şaşırmamak lazım gerçi.

6 Aralık 2010

istinye iskelesinin hemen yanında bir çay bahçesi. Oturduğunuz yerden gördüğünüz manzara aynen fotodaki gibi. Lokma tatlısı ve çay ikilisiyle güzel manzaranın keyfini çıkarın.

6 Aralık 2010

Avrupa yakasında olduğumdan yeterince sık bu lezzeti tadamıyorum. Yolunuz düşerse J Burger'i denemenizi tavsiye ederim.

1 Aralık 2010

Geçtiğimiz haftasonu bir arkadaş grubu ile Mia Mensa'da akşam yemeği yedik. Mekan'ın lokasyonu ve ambiyansı güzel, keza servis kalitesi de iyi. Ancak Feşmekan'da yer alan diğer yorumlara katılmamak elde değil, yemekler mekandan ve fiyatlardan beklenen kaliteyi ve lezzeti karşılmaktan oldukça uzak. Ne risotto, ne pizza, ne de bonfilesinden memnun kalmadık. Tavsiye edemiyorum

29 Ekim 2010

TK Cafe & Restaurant ya da Taş Kahve Emirgan iskelesinin hemen karşısında açıldı. Gerçi henüz resmi açılışını gerçekleştirmedi ama yeni yerleri keşfetmeye merakllı müşterilere kapılarını açtılar. Mekan sahil yolunun birkaç metre yukarısında kaldığından Emirgan Çınarlatındaki diğer mekanlara nazaran çok daha keyifli ve güzel bir manzaraya sahip. Ahşap parke, açık mutfak ve sevimli bir bar ile oldukça sıcak bir görünümü var. Şu anda açık bir mekan olarak hizmet verdiğinden soğuk havada portatif ısıtıcılar imdada yetişiyor. Önümüzdeki günlerde cam giydirme ile kapalı bir bölüm oluşturacaklarmış. Geçici bir menü olmasına rağmen sundukları seçenekler oldukça çeşitli, umarım resmi açılışı yaptıktan sonra mekana özgü imza yemekler sunarlar. Aç gitmediğimden ilk seferlik cappucinosunu denemek ile yetindim. Barista ilk sınavı başarıyla geçti diyebilirim ama birçok mekanda da karşılaştığımız kahve ile su servisi yapılmaması burada da var. Halbuki kahve kültürünü bizden almış Avusturya'da kahve asla susuz servis edilmez. Mekanda kablouz ağ erişimi var ve misafirlerin hizmetine sunuluyor. Dizüsü bilgisayaranızı kapıp güzel manzara eşliğinde çalışabilir/ netde gezinebilirsiniz. TK Cafe ve Restaurant ile Emirgan güzel bir mekana daha kavuşmuş gibi gözüküyor, umarım ilk başlardaki heyecanı ve özeni devam ettirerek kalıcı bir yer olur.

22 Ekim 2010

Müzenin kurgusu, Osmanlı bankasının 1856'da kurulması ve 1863 yılında devlet bankası statüsüne yükseltilmesiyle başlıyor. 1870'lerde yaşanan sıkıntılı yıllardan sonra, 1880'den itibaren görülen büyüme ele alınıyor ve bankanın 1914 öncesinde ulaştığı en güçlü döneme kadar olan süreç işleniyor. Bu noktadan itibaren kurgu, tematik bir anlatıma yöneliyor. Osmanlı toplumunu, siyasetini ve ekonomisini yansıtan arşiv belgeleriyle; bankanın borsa operasyonları, ülke çapına yayılmış şubeleri, çeşitli müşteri kategorileri ile banka çalışanlarından kesitler sunuluyor, tanıdık simalar inceleniyor. Kronolojik akışa tekrar dönülerek, Birinci Dünya Savaşı'nda yaşanan zorluklar, Ankara Hükümeti'yle ilk temaslar ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte oluşan yeni dengelerin ele alındığı bölümlerle müzenin ana kurgusu sona eriyor.* *Müzenin resmi sitesinden alıntıdır. Bu arada bina restoasyonda olduğu için bir süre ziyarete kapalı

TAKİP ET
MOBİL'DE FEŞMEKAN